• Otizm Spektrum Bozuklukları (yaygın gelişimsel bozukluklar) hayatın ilk yıllarından itibaren sosyal, bilişsel ve iletişimsel gelişimde gecikme ve sapmaların olduğu nörogelişimsel bozukluklardır.
  • Otizmde en temel özellik karşılıklı etkileşim ve ilişki kurma becerisindeki güçlüklerdir. Kendi adına ya da anne babasının sesine yanıt verme gibi sosyal davranışlar gözlenmez. Genellikle çocuğun diğer çocuklara ilgisinin olmaması, yüz ifadesinin kısıtlı olması, alışılmışın dışında göz teması olması, gelişim geriliği ve konuşmanın gecikmesinden ayırt edilir. Başkaları tarafından rahatlatılmayı, sakinleştirilmeyi arama ve hoşlandığı durumları paylaşmada güçlükleri vardır. Diğer çocuklarla ilgilenmezler, bazıları arkadaş olmayı isteyebilir, ancak karşılıklı etkileşimde güçlükler çekerler, bir kısmı büyüdükçe bir çok sosyal davranış gösterebilirler.
  • Otizm hem sözel hem sözel olmayan alanları etkiler. Dil gelişiminde gecikme vardır veya hiç gelişmemiştir. Sosyal yönelimli iletişimden çok yineleyici biçimde konuşmaları vardır (söyleneni tekrar etme, kelime uydurma, “ben” yerine “sen” kullanma). Örneğin el sallama, baş baş yapma, selamlaşma alanlarında da sorunlar vardır. Genellikle imgesel oyunları oynamazlar. Basit şaka, soru ve emirleri anlamada zorluk çekerler.
  • Basmakalıp davranışlar, alışılmışın dışında ilgiler, takıntılar, ritueller, el parmak vücut hareketleri ve nesnelerle yineleyici biçimde uğraşlar görülür. Çoğu zaman daralmış bir ilgi alanıyla uğraştıkları, belirli oyuncaklarla aynı şekilde tekrar tekrar oynadıkları görülebilir. Aynılıkta ısrar ederler ve değişikliklere aşırı tepki gösterirler.
  • Ses, ışık ve ağrı gibi duyusal uyaranlara az ya da çok fazla tepki verirler.
  • Çoğu olguda başlama yaşı hayatın 1. ya da 2. yıllarıdır. Genellikle çocukların ilk sosyal iletişiminin geliştiği ya da ilk kelimeleri söyledikleri andan itibaren fark edilir. Bazı çocuklar anlamlı bir kaç kelime kurduktan sonra konuşmanın gelişimi durur ve sosyal etkileşimde gerileme ortaya çıkar.

0-1 yaş arasında görülen özellikler

  • Göz teması azdır ya da yoktur.
  • Gülümseme ve seslenmeye yanıt kısıtlıdır.
  • Kucağa alınınca mutlu olmazlar, motor taklit gelişmemiştir.
  • Yalnız kalmaktan mutlu olurlar ve yabancı kaygısı yoktur.
  • Agulama/babıldama kısıtlıdır ve dil gerişimi geridir.
  • Tekrarlayıcı hareketler henüz gelişmemiştir.
  • Parmak ucunda yürüme görülebilir.
  • İnsan yüzü davranışlarından çok nesneleri uzun uzun incelerler.
  • Göz teması ve görsel takipte sorun yaşarlar, sosyal gülümseme kısıtlıdır.
  • Motor taklit geriliği: Bay bay, “ce” yapmazlar.
  • Tekrarlayıcı oyunlar oynayabilirler ve oyuncaklarla uygun şekilde oynamazlar.
  • Dil gelişimi ve komutları anlama sorunları vardır.
  • Uyku ve yeme sorunları normalden daha fazla görülür.

2-3 yaş arasında görülen özellikler

  • Sıklıkla konuşma gecikmesi yakınmasıyla bu yaşlarda kliniklere başvururlar.
  • Bu yaşlarda temel belirtiler yerleşmeye başlar.
  • Yalnızlığı tercih etme, başkalarına bakmama, erişkinlerin ilgisini çekmeye çalışmama
  • Paralel oyun ve ortak dikkatle karşılıklı oyun oynamada sorunlar vardır.
  • Konuşmada gecikme, konuşmayı anlama sorunları, konuşulanları tekrar etme
  • Tekrarlayan amaçsız hareketler (dönme, sallanma, el çırpma, kol çırpma vb.) görülebilir.
  • Çocuk için işlevsel olmayan nesnelere ilgi (araba plakaları, etiketler, logolar, elektronik eşyalar) gösterirler.

3-6 yaş arasında görülen özellikler

  • Bu dönemde temel belirtilerin hepsini görmek mümkündür.
  • Jestlerin ve mimikler kısıtlıdır. Başkalarıyla etkileşime girmek istemezler.
  • Hayali oyunları ve grup oyunlarını oynamazlar.
  • Empatide yapmada zorluk yaşarlar.
  • Garip ve ani sesler çıkarma, kısa cümleler, tekrarlayıcı konuşmalar ve monoton ses tonu görülebilir.
  • Diyalog başlatmada zorluk yaşarlar.
  • Tekrarlayan amaçsız hareketler görülebilir.
  • Değişime direnç gösterirler ve aynılıkta ısrar ederler.

Okul çağında (6-12 yaş) görülen belirtiler

  • Bu yaşlarda farklı oldukları ile ilgili yüzeysel bir içgörü gelişebilir.
  • Tekrarlayıcı hareketlerde bu yaş grubunda azalma görülür. Genelde zihinsel yetersizliği olan grupta devam etme eğilimindedirler.
  • Toplumsal etkileşime girmezler ya da tuhaf sosyal etkileşimleri vardır.
  • Karşılıklı iletişimde aniden ortaya çıkan söylenenleri tekrarlama, zamirlerin ters söylenmesi ya da uygun kullanılmaması, kelime uydurma, tonlama problemleri ve dinleyiciyi umursamama görülebilir.
  • Karmaşık törensel davranışlar görülmeye başlar.
  • Kısıtlı ilgi alanlarına yoğunlaşma görülür.

Ergenlik döneminde görülen belirtiler

  • Bazı çocuklarda olumlu, bazılarında olumsuz değişiklikler olur.
  • Bir gruba ait hissetmezler ve genellikle gruplardan dışlanırlar.
  • Abartılı kadınsı ya da erkeksi kıyafetler giyinip, makyajı garip şekilde yapabilirler.
  • Dürtü kontrol sorunları, cinsel sorunlar bu dönemde sık görülür.
  • Bazı olgularda saldırganlıkta artma görülür.
  • Depresyon ve anksiyete bozukluğunun tabloya eklenebilir ve intihar girişimleri görülebilir.

Nedenleri

  • Otizmin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle beyin gelişiminde oluşan sorunların otizme sebep olduğu ileri sürülmektedir.
  • Otizmin ortaya çıkmasında genetik faktörler önemli rol oynamakta, farklı genler otizme neden olabilmektedir. Ancak otizmle ilişkili bir tek gen bulunamamıştır. Otizmle ilişkili aday genler üzerinde çalışmalar yoğun biçimde devam etmektedir.
  • Beyin görüntüleme çalışmalarında beyin yapısı ve büyüklüğünde farklılıklar olduğunu göstermektedir.
  • Gebelikte risk faktörleri
    • Erkek cinsiyet, çoklu doğum, düşük doğum ağırlığı
    • Annenin sigara içmesi, erken doğum, baba yaşı, doğum komplikasyonları
    • Düşük tehdidi, gebelikte kanama

Otizm belirtileri olan çocukların değerlendirilmesi

  1. Öykü
  • Gebelik öyküsü
  • Erken gelişim evrelerinin özellikleri
  • Başlama yaşı, ilk semptomlar ne zaman fark edildiği
  • Tıbbi öykü ve aile öyküsü
  1. Gelişimsel değerlendirme
  • Zeka seviyesinin değerlendirilmesi, iletişim becerilerinin değerlendirilmesi (ifade edici dil becerileri, sözel olmayan iletişimin kullanımı, dilin kullanımı)
  • Uyum becerilerin varlığı (hayata uyum sağlamak için becerilerini kullanabilme)
  1. Psikolojik değerlendirme
  • Sosyal ilişki durumu (göz kontağı, bağlanma becerileri, sosyal cevap verme, içgörü)
  • Davranış özellikleri (tekrarlayan hareketler, kendini uyarma, değişikliğe direnç, çevreye karşı uygunsuz aşırı hassasiyet)
  • Dil ve iletişim zorlukları (konuşulanları tekrarlama, iletişimsel konuşmanın varlığı)
  • Oyun becerileri (oyuncaklarla amacına uygun oynamama, sembolik/hayali oyunun varlığı)

Klinik Gidiş Ve İzlem

  • Erken yaşta başlanan özel eğitimin konuşma gelişimini ve bağımsız yaşam becerilerini olumlu yönde etkilediği saptanmıştır.
  • 5 yaşından önce konuşmaya başlama ve ailenin yanında büyümenin gelişmeye önemli katkıda bulunduğu bildirilmiştir.
  • Yüksek işlevli otizmi olanlarda okula gitme oranı yüksek, bağımsız yaşama oranları düşük bulunmuştur.
  • Dil gelişimi olmayanların ve dil gelişimini kaybedenlerin gidişatının kötü olduğu bildirilmiştir.

TEDAVİ

  • Özel eğitim temel tedavi yöntemidir. Uygun şekilde ve sürede verilen özel eğitim sosyal becerileri ve iletişim becerilerini arttırır. Akademik ve bağımsız yaşam becerileri edinme konusunda yardımcı olur.
  • Otizme eşlik eden tekrarlayıcı davranışlar, kendine ve başkasına saldırganlık davranış terapisinden fayda görür.
  • Konuşma ve dil terapileri özellikle dil gelişiminde katkı sağlar.
  • Ebeveynler mutlaka eğitim ve tedavi ekibinin önemli bir parçası olmalıdır. Ebeveynlerin otizmin semptomları, gidişatı, üzerine eklenen sorunlar, eğitim özellikleri ve tedavi alternatifleri konusunda detaylı olarak bilgilendirilmeleri gerekir.
  • Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı alan çocuklarda ebeveynlerin kabullenme süreci, yaşanan zorluklar ve hayal kırıklıkları için ruhsal olarak desteklenmeleri gerekebilir.
  • Bilişsel işlevleri iyi olan büyük yaştaki çocuklar ve ergenlerde yaşanan ruhsal sorunlar için bilişsel davranışçı terapiler ve bireysel psikoterapiler yararlı olabilir.
  • Otizmin temel belirtilerine yönelik bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak uyku sorunları, yeme sorunları, öfke patlamaları, saldırganlık, huzursuzluk, dikkat sorunları nedeniyle ilaç tedavileri kullanılabilmektedir.

Destekleyici Tedaviler

  • Destekleyici tedaviler temel tedavi yaklaşımları değildir.
  • En önemli konular ailelerin bu konuda gerçeği bilmeleridir.
  • Çocuğun zarar görmeyeceği durumlarda bazı programlara katılımları kabul edilebilir.
  • Destekleyici yöntemler çocuğun rutin eğitimlerini almasını engellememelidir. Aileler para, zaman ve enerjilerini uygun şekilde kullanmaları yönünde uyarılmalıdır.
  • Destekleyici yöntemlerin en önemli sorunu umut verecek şekilde pazarlanmaları ve sonuçta ailede hayal kırıklığına neden olmalarıdır!!!
  • Tavsiye edilebilir destekleyici tedaviler: Melatonin (uyku sorunlarının varlığında), masaj, vitamin desteği (beslenme sorunu olan olgularda)
  • Belirgin faydası saptanmamış ancak kabul edilebilir tedaviler: Omega-3, akupunktur, diyet, duyu bütünleme, spor, yoga, müzikle terapi, hayvanlarla terapi (çocukların güvenliği sağlandığı sürece)
  • Tavsiye edilmemesi gereken zararlı olabilecek tedaviler: Ağır metal (şelasyon) tedavileri, neurofeedback, hiperbarik oksijen tedavileri, immün terapiler

 

ETİKETLER:
  • DOÇ. DR. MUHAMMED AYAZ
  • 2 Şubat 2018
  • 282 Okunma