Karşı Gelme Bozukluğu nedir?

Karşı Gelme Bozukluğu çocuk ve ergenlerde sık görülen bir davranış bozukluğudur. Çocuğun veya ergenin yaşına göre normal sayılamayacak derecede itaatsiz olması, tartışmacı olması ve aileye karşı koyması gibi davranışlarla kendini gösterir. Ancak çocuk ya da ergenler karşı gelme davranışlarını diğerlerine verilen haklı ve uygun bir tepki olarak değerlendirebilirler. Karşı gelme davranışları ergenlik yaşlarında kısmen normal karşılanabilir. Bu davranışların çocuğun ya da ergenin kişiler arası ilişkilerini olumsuz etkilemesi durumunda tanı konulur.

Aşağıdaki belirtilerden bir çoğunun varlığında Karşı Gelme Bozukluğu’nun değerlendirilmesi gerekir.

  • Sık sık tepesinin atması ve sinirlenmesi
  • Alınganlık gösterme ya da kolay kızma
  • Sık sık öfkeli içerlemiş ve kızgın görünme
  • Ebeveynleri, öğretmenleri ve diğer erişkinlerle sık sık tartışmaya girme
  • Kurallara sıklıkla uymama ya da karşı gelme
  • Bilerek başkalarını kızdırma
  • Hataları için başkalarını suçlama
  • Düşmanlık gütme ya da kin besleme

Karşı Gelme Bozukluğu ne sıklıkta görülür?

Çocukluk ve ergenlik yıllarında sık görülen bir ruhsal sorundur. Çocuk ve ergenlerde %8-20 sıklığında görülür. Kültürel olarak çocuk yetiştirme biçimleri ve çocuğun ailedeki rolü Karşı Gelme Bozukluğu’nun gelişimini etkiler. Erkek çocuklarda ve ergenlik yıllarında daha fazla görülür. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısı alan çocuk ve ergenlerde daha fazla ortaya çıkar. Küçük yaşta tanı alan çocuklarda bu belirtilerin ergenlikte ve erişkinlikte devam etmesi ve kalıcı olması riski yüksektir.

Karşı Gelme Bozukluğu’nun nedenleri nelerdir?

  • Yapısal Özellikler: Yapısal olarak tez canlı, kendini kontrol etmekte zorlanan, tartışmacı, palavra atan, dikkat çekmeyi seven çocuk ve ergenlerde daha fazla karşı gelme belirtileri ortaya çıkar. Bazı çocukların genetik olarak karşı gelme belirtileri geliştirmeye daha yatkın olduğu bulunmuştur.
  • Ailesel özellikler: Olumsuz aile yaşantıları, zayıf ya da abartılı aile ilgisi, ailede anlaşmazlıklar, aile içi şiddet ve ailede ruhsal hastalıklar en sık nedenlerdir.
  • Çocuk eğitimi özellikleri: Çocuğa aşırı disiplin veya gereğinden az disiplin verilmesi davranışsal sorun riskini arttırır.
  • Akran ilişkileri: Akranlarıyla iyi ilişki geliştiremeyen çocuklarda daha fazla karşı gelme sorunları ortaya çıkar. Ayrıca karşı gelme belirtileri olan çocuklarda akran ilişkileri de olumsuz etkilenir.

Tanı nasıl konulur?

  • Karşı Gelme Bozukluğu tanısı konulurken çocuğu ya da ergeni, aileyi, okulu ve sosyal çevreyi içeren detaylı bir ruhsal değerlendirme yapmak gerekir. Tanı konulurken birden fazla kaynaktan bilgi alınması önemlidir.
  • Karşı Gelme Bozukluğu tanısı konulurken klinik değerlendirme ölçeklerinden faydalanılır.

Başka ruhsal bozukluklarda da karşı gelme belirtileri görülebilir. En sık karşı gelme belirtişleri gösteren ruhsal bozukluklar:

  • Depresyon
  • Uyum Bozukluğu
  • Kaygı ve korkuyla yüzleşme durumları
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu
  • İhmal ve İstismar
  • Akran Zorbalığı

Karşı Gelme Bozukluğu tedavi edilmezse ne olur?

  • Akademik, sosyal ve davranışsal alanlarda bozulmaya neden olur.
  • Karşı Gelme Bozukluğu tedavi edilmediğinde zarar verici davranışlar ortaya çıkabilir ve sonuç olarak belirtiler Davranım Bozukluğu’na dönüşebilir.
  • Madde kötüye kullanımı ve bağımlılığı karşı gelmesi olmayan çocuklara göre daha fazladır.
  • Aile, akran ve sosyal çevre ile ilişkilerin bozulması nedeniyle depresyon sık görülür.
  • Sinirli/alıngan duygudurum sıklıkla gelecekteki duygusal sorunların öncülüdür.

Davranım Bozukluğu nedir?

Davranım Bozukluğu’nda temel özellikler, başkalarının temel haklarına saldırı, toplumsal değerlere ve kurallara uymamaktır. İnsanlara ve hayvanlara karşı saldırganlık, eşyalara zarar verme, dolandırıcılık ya da hırsızlık ve kuralları ciddi bir biçimde bozma temel belirtileridir. Daha çok geç çocukluk ya da erken ergenlik döneminde başlar. Erkek çocuklarda görülme sıklığı biraz daha fazladır. Sıklığı kültürler arasında önemli farklılıklar gösterir.

Davranım Bozukluğu’nun nedenleri nelerdir?

Çocuk ve ergenlerde yapısal sorunların varlığı, ailede ruhsal hastalık, ailesel sorunlar, ihmal ve istismar şiddetli davranışsal sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Tedavi edilmemiş Karşı Gelme Bozukluğu ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu en büyük risk faktörleridir.

Davranım Bozukluğu tedavi edilmediğinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkar.

Davranım Bozukluğu tedavi edilmediğinde erişkin yaşamda Antisosyal Kişilik Bozukluğu, adli sorunlar, madde bağımlılığı, evlilik sorunları ve diğer ruhsal hastalıkların üzerine eklenmesi sıklıkla görülür.

TEDAVİ

Yıkıcı Davranış Bozuklukları’nın tedavisi zordur. Bu nedenle çok yönlü bir terapi uygulanması gerekir. Çocuk ve ergenle birlikte sorunlu davranışlarda etkisi olan çevrenin (aile, okul, toplum) hedef alındığı multisistemik terapiyle daha etkin sonuçlar alınır.

İlaç Tedavileri

  • Yıkıcı Davranış Bozuklukları’na özgü bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır.
  • Bazı ruhsal bozukluklarının seyrinde yıkıcı davranış sorunları görülebildiği için ilaç tedavisi planlamadan önce ayırıcı tanıyı yapmak önemlidir.
  • İlaç tedavileri eşlik eden ruhsal bozukluklara ya da çocukta en çok sorun yaratan davranışlara yönelik planlanır (belirti odaklı tedavi).

Bireysel Psikoterapi

  • Yıkıcı Davranış Bozuklukları’nın terapisinde en sık kullanılan terapiler bilişsel davranışçı terapilerdir.
  • Oyun terapileri ve grup terapileri destekleyici ya da tek başlarına yıkıcı davranış bozuklukların terapisinde uygulanabilir.

Bilişsel Davranışçı Terapiler

  • Davranış sorunu olan çocuklar genellikle terapiye karşı dirençlidir ya da motivasyonları azdır. Genellikle kendilerinin değişiminden çok çevrelerinin değişmesini beklerler. Bu nedenle terapiye başlamadan önce tedavi ve hedeflerini uygun şekilde belirlemek ve paylaşmak gerekir.
  • Bilişsel davranışçı terapilerde çocukların iletişim, sorun çözme, dürtü kontrolü, öfke kontrolü gibi bilişsel alanlardaki bozulmaların düzeltilmesi ve olumsuz davranışların kontrolü amaçlanır.
  • Bilişsel davranışçı terapiler genellikle öfke ve saldırganlığa odaklanmaktadır.
  • Terapide çocuklara ve ebeveynlerine temel davranışsal beceriler öğretilir. Öğretilen becerilerin çocukların ve ebeveynlerinin kişilik özelliklerine ve çevrelerine uyumlu olması gerekir.
  • Çocuklarda ve ailelerinde sorun çözme becerileri çalışılır.

Aile Terapisi ve Eğitimi

  • Yıkıcı davranış bozukluklarının terapisinde temel tedavilerden biridir. Bireysel çalışmaya ailenin katılımı önemlidir.
  • Hangi ailesel sorunların problem davranışlara neden olduğunu belirlemek tedavinin ilk ve en önemli basamağını oluşturur.
  • Aile terapisinin başlarında sadece ebeveynlerle bir araya gelmek daha iyi olabilir. Ebeveynlik becerileri ile ilgili sorunlar belirlenip çalışılır. Sorunlarla daha uygun baş etme becerileri öğretilir.
  • Aile içi olumlu iletişimi arttırma ve ailedeki roller üzerinde çalışılır. Ev kurallarını belirlemede yardımcı olunur
  • Çatışma ve krizlerde çözüm yolları ve alınacak önlemler üzerinde durulur.
  • Çocuğu daha iyi gözlemleme ve anlamaya yönelik çalışmalar yapılır.
  • Terapi sürecinde yavaş gidilmelidir.

Oyun Terapileri

  • 3-9 yaş grubundaki çocuklar için daha uygundur.
  • Oyun terapisi diğer terapi yöntemlerini destekleyici bir yöntem olarak da seçilebilir.
  • Oyun terapisinde okul öncesi dönemde yapılandırılmamış terapiler, okul döneminde ise yarı yapılandırılmış terapiler daha fazla katkı sağlar.

Grup Terapileri

  • Ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde daha fazla kullanılır.
  • Yıkıcı davranış bozukluklarının bazı özgün belirtilerinde destekleyici terapi olarak kullanılabilir.
  • Özgün bir becerinin çalışılmasında da grup terapileri faydalıdır.
  • Eğitim kurumlarına grup terapileri için danışmanlık verilebilir.
ETİKETLER:
  • DOÇ. DR. MUHAMMED AYAZ
  • 2 Şubat 2018
  • 610 Okunma