Danışanlarımız genelde aşağıdakilere benzer şikayetler ile başvururlar:

“ İlişkilerimde hep aynı sorunları yaşıyorum, sanki aynı filmi tekrar tekrar izliyor gibiyim. Neden hep bana acı çektiren insanlar ile birlikte oluyorum ki? Önce her şey güzel başlıyor, sonra karşımdaki kişinin uzaklaşmaya başladığını hissediyorum. Defalarca arıyorum, mesaj atıyorum ama geri dönmüyor. Sevilmemek benim kaderim mi? Beni gerçekten sevecek birine o kadar çok ihtiyacım var ki…”

“ Onu çok seviyorum ama nedense kendimi sürekli kapris yaparken buluyorum. Ne zaman çok üstüme düşse, içimden bu ilişkiden kaçmak geliyor, daralıyorum. Ama iki gün aramadığında da acaba beni artık istemiyor mu, başkasını mı buldu diye kıskançlıktan deliye dönüyorum”.

“ Onu çok sevdiğimi sanmıştım ama artık yüzünü bile görmek istemiyorum, ne kadar da seviyesizmiş… Bundan önceki nişanlımla da aynı şeyler olmuştu. Ne kadar da şanssızım”

“ Bana ne kadar kötü davranırsa davransın ondan bir türlü kopamıyorum. Çevremdeki herkes ayrılmamı söylüyor, mantıklı düşününce haklılar diyorum ama ne yazık ki duygularım başka telden çalıyor. Sadece onunla mutlu olabilirmişim gibi geliyor”

“Çevremdeki herkes beni sevsin istiyorum, sevilmek için de elimden geleni yapıyorum, hep sevimli, neşeli ve uysalım. Ama yine de yeterli olmuyor. Bu beni çok mutsuz ediyor. Sevilmediğimi hissettiğimde kendi kendimden nefret ediyorum.”

“ Ailemin hayatıma bu kadar müdahale etmeye hakkı yok, onlarla kavga etmekte haklıydım. Geri adım atmalarına karşın neden peki hala onların istediği şekilde davranıyorum ki? Üstelik de nasıl bir insan annesini ağlatır? Ne kadar da kötü bir evladım ben”

“ İş yerinde herkes kuyumu kazıyor, beni yöneticimin gözünden düşürmeye çalışıyorlar. Bana iyi davransalar bile onlara güvenemiyorum, en iyisi tehditlere karşı uyanık olmak. Ama bu da o kadar yorucu ki…”

“ Çevremdeki herkesten daha nitelikli olmama karşın hep haksızlığa uğradım. Bir türlü değerimi anlamadılar. Bütün bu kurallara neden uymak zorundayım ki? Bunlar sadece sıradan insanlar için geçerli olmalı… Bu durum beni çok öfkelendiriyor.”

“ Herkesin yanlışını düzeltmekten ve her işi üstlenmek zorunda kalmaktan çok yoruldum. İnsanlar ne kadar da sorumsuz, işlerini hep yarım yamalak yapıyorlar. Her şey dört dörtlük olmazsa ne kadar çok sıkıntı doğar bir türlü anlamıyorlar. Artık bundan çok yoruldum ama başka çarem de yok. Ben sorumluluk sahibi biriyim, başka türlü davranmayı düşünemiyorum bile”

“ Neden hayatımda kalıcı olan hiçbir şey yok? 3 kez evlenip boşandım, 10-15 kez iş değiştirdim. Arkadaşım dediğim insanlar bile sürekli değişiyor. Artık mutsuz bile değilim, sadece boşluk hissediyorum”.

Eğer siz de yaşamınızı ve ilişkilerinizi büyük ölçüde etkileyen benzer sorunlar yaşıyorsanız, söz konusu sorunların ardında yatan nedenlere ve bu sorunlar ile başa çıkmak üzere geliştirdiğiniz stratejilerin yaşamınızı nasıl etkilediğine odaklanan terapi modellerinden faydalanabilirsiniz.

 

ETİKETLER:
  • FİLİZ AYKAN
  • 9 Mayıs 2018
  • 281 Okunma